beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Umut M. Berberoğlu

facebook-paylas
18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Muharebesi: Stratejik Bir Dönüm Noktası
Tarih: 18-03-2026 01:04:00 Güncelleme: 18-03-2026 01:04:00


Birinci Dünya Savaşı’nın en kritik safhalarından biri olan Çanakkale Deniz Harekatı, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı İmparatorluğu’nu savaş dışı bırakma ve Rusya’ya lojistik destek sağlama stratejisinin en belirgin kırılma anını oluşturur.

Winston Churchill’in ısrarla savunduğu “denizden zorla geçiş” fikri, kağıt üzerinde hızlı ve düşük maliyetli bir zafer vaat ediyordu. Ancak 18 Mart 1915 günü, Osmanlı savunmasının coğrafi avantajı, Nusret mayın gemisinin döşediği hattın sürpriz etkisi ve topçu disiplini karşısında bu plan tam bir hezimete dönüştü.

Kasım 1914’ten itibaren başlayan öncü taarruzlar ve mayın tarama girişimleri, dış tabyaların (Seddülbahir, Ertuğrul, Kumkale, Orhaniye) kısmen susturulmasına imkan verse de, Boğaz’ın orta kesimindeki asıl tahkimat hattını (Rumeli Mecidiye, Namazgah, Hamidiye, Yıldız, Anadolu Hamidiye ve diğer bataryalar) etkisiz kılmayı başaramamıştı.

Bu başarısızlık, Amiral Carden’in istifasına ve yerine Amiral John de Robeck’in atanmasına yol açtı. De Robeck, 18 Mart günü on sekiz zırhlı, çok sayıda kruvazör ve destroyerden oluşan Birleşik Filo’yu üç dalga halinde taarruza geçirdi. Hedef, tabyaları bertaraf ederek Boğaz’ı açmaktı. 18 Mart sabahı hava açık ve deniz durgundu. Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa (Çobanlı), mayın grubunun komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi Bey ve Nusret Mayın Gemisi’nin komutanı Yüzbaşı Tophaneli İsmail Hakkı Bey’in 7-8 Mart gecesi Erenköy Koyu’nda (Karanlık Liman) döşediği 26 mayınlık hattın varlığını biliyordu.

Bu hat, daha önceki taramalarda temizlenmiş sanılan bir bölgede, kıyıya paralel olarak yerleştirilmişti ve düşman gemilerinin manevra alanını daraltacak kritik bir unsurdu. Saat 10:30 civarında filo Boğaz’a girdi. İlk bombardıman Triumph zırhlısının saat 11:15’te ateş açmasıyla başladı. Osmanlı topçusu, gemiler menzile girene kadar sessiz kaldı; ardından Rumeli ve Anadolu yakasındaki bataryalar yoğun ateş başlattı.

Fransız zırhlıları Bouvet, Suffren, Gaulois ve Charlemagne ile İngiliz Inflexible, Lord Nelson, Agamemnon gibi gemiler öne çıktı. Saat 12:00’ye doğru orta tabyalar ağır hasar alsa da, Namazgah ve Rumeli Hamidiye gibi bataryalar direnç gösterdi. Savaşın dönüm noktası saat 14:00 sularında yaşandı: Bouvet zırhlısı Erenköy Koyu’nda Nusret’in mayınlarından birine çarptı. Gemi üç dakika içinde sulara gömüldü; 639 denizci kaybedildi.

Bu kayıp, İtilaf filosunda şok etkisi yarattı. Ardından Irresistible (saat 16:15 civarı) ve Ocean (18:05) aynı mayın hattına takılarak battı. Inflexible ağır hasar aldı, Gaulois karaya oturdu ve Suffren de yara aldı. Toplamda üç zırhlı batırıldı, dört zırhlı savaş dışı bırakıldı. De Robeck, saat 17:30’da geri çekilme emri verdi; filo düzensiz bir şekilde Bozcaada ve İmroz yönüne çekildi. Cevat Paşa’nın komutası altındaki Çanakkale Müstahkem Mevkii, Alman subayların teknik desteğiyle (özellikle havan bataryaları) güçlendirilmiş topçu düzeni sayesinde İtilaf’ın üstün ateş gücünü etkisiz kıldı.

Nusret’in mayınları, taktik bir sürpriz olarak tarihe geçti. Bu zaferde Cevat Paşa’nın stratejik öngörüsü ve Nusret’in cesur harekâtı belirleyici oldu. Mustafa Kemal (Atatürk), o sırada Kurmay Yarbay rütbesiyle 19. Tümen Komutanı olarak Eceabat-Maydos bölgesinde genel ihtiyat görevindeydi. Deniz harekatı sırasında doğrudan topçu ateşine katılmasa da, Müstahkem Mevki Komutanlığı’na bağlı olarak Gelibolu Yarımadası’nın savunmasından sorumluydu.

18 Mart zaferi, onun 25 Nisan’daki kara harekatı için hazırlık zemini oluşturdu; çünkü denizden geçişin imkansızlığı, İtilaf’ın karaya çıkarma planını hızlandırdı ve Mustafa Kemal Paşa’nın Arıburnu’nda gösterdiği inisiyatif ve liderlik, zaferin kara safhasını şekillendirdi. Zaferin önemi birkaç boyutta değerlendirilebilir. Boğaz’ın geçilememesi, İtilaf’ın İstanbul’u işgal ve Osmanlı’yı saf dışı bırakma hedefini erteledi; Rusya’ya sevkiyatın kesilmesi Doğu Cephesi’ni etkiledi ve uzun vadede 1917 Rus Devrimi’nin zeminini hazırlayan unsurlardan biri oldu.

1912-1913 Balkan yenilgilerinin morali çökerttiği bir toplumda bu başarı, yeniden direnç duygusu yarattı ve psikolojik üstünlük sağladı. Uluslararası planda İtilaf’ın prestij kaybı, tarafsız ülkeler nezdinde Osmanlı direncine dair algıyı değiştirdi; savaşın uzaması kaynaklarını dağıttı.

18 Mart 1915, teknolojik üstünlüğün karşısında coğrafyanın, mayın savunmasının ve askeri iradenin nasıl belirleyici olabileceğini gösteren ender örneklerden biridir. Bu başarı, yalnızca bir muharebe değil; Osmanlı Devleti’nin varoluş mücadelesinde dönüm noktası niteliğindedir. Bugün 111. Yılında, Çanakkale Deniz Zaferi hala “savunmanın gücü” ve “stratejik sürpriz” kavramlarının somutlaşmış hali olarak incelenir. Karşı cephedeki kayıpları da göz ardı etmemek gerekir: Bouvet, Irresistible ve Ocean’ın batışında yüzlerce genç denizci hayatını kaybetti.

Savaşın trajedisi her iki taraf için de ortaktır; zafer ise barışa giden yolun taşlarını döşeyen bir hatırlatıcı olarak zihinlerde ebedi kalır.



Bu yazı 17 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI