Tarihler 27 Eylül 2020’yi gösterdiğinde, Azerbaycan halkı için yeni bir dönem başlamıştı. O gün, uzun yıllar işgal altında kalan Dağlık Karabağ’da yeniden ateşlenen çatışmalar, uluslararası arenada da geniş yankı uyandırdı. Ancak bu savaş, Azerbaycan’ın ulusal bağımsızlık mücadelesinin ve vatan topraklarının geri alınışının simgesi haline gelen 44 günlük bir destanın ilk adımıydı. Bugün bu tarih, “Anım Günü” olarak kutlanmakta ve Azerbaycan’ın hafızasına, acısıyla zaferini harmanlayan bir gün olarak kazınmıştır. 27 Eylül, Azerbaycan için sadece askeri bir harekâtın başladığı gün değildir. Bu tarih, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü için gösterdiği azmin, Karabağ’ın işgalden kurtarılmasının ve şehit düşen kahramanların hatırasının sembolüdür. 1992’de başlayan Dağlık Karabağ savaşında, Ermenistan’ın işgali altına giren topraklar, sadece Azerbaycan’ın coğrafi değil, kültürel, tarihî ve ruhsal varlığının bir parçasıydı. Bu işgal, binlerce insanın yerinden edilmesine, köylerin haritadan silinmesine ve tarihî eserlerin yok edilmesine neden olmuştu. 27 Eylül 2020’de başlayan harekât ise, Azerbaycan’ın haklı mücadelesinin ve 30 yıllık özleminin son bulduğu anı simgeler. Karabağ, Azerbaycan tarihinde ve kültürel belleğinde çok özel bir yere sahiptir. Asırlardır Türklerin yaşamış olduğu bu topraklar, müzikal ve sanatsal zenginliğiyle de bilinir. Şuşa, “Kafkasların konservatuarı” olarak bilinen ve Azerbaycan kültürünün beşiği olan bir şehir olarak öne çıkmıştır. Ermeni işgaliyle birlikte bu kültürel merkez de yerle bir edilmiş, Azerbaycan halkının manevi mirası tehdit altına girmiştir. Karabağ’ın stratejik önemi ise sadece kültürel zenginliğinden değil, aynı zamanda jeopolitik konumundan gelir. Kafkasya’nın kilit noktalarından biri olan bu bölge, hem Sovyetler Birliği döneminde hem de bağımsızlık sonrasında bölgesel güç dengeleri açısından her zaman önemli olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası beliren etnik ve bölgesel çatışmalar, Karabağ’ın kaderini uzun yıllar şekillendirmiştir. 27 Eylül’de başlayan bu savaş, 44 gün boyunca süren kanlı çatışmaların başlangıcı oldu. Azerbaycan ordusu, modern teknolojiyi etkin şekilde kullanarak (özellikle insansız hava araçları ve gelişmiş silah sistemleri) Ermenistan ordusuna karşı büyük başarılar elde etti. Ancak bu zafer kolay kazanılmadı. 44 gün boyunca Azerbaycan, yüzlerce şehit verdi, aileler evlatlarını kaybetti, milletin kalbine şehitlerin acısı bir ok gibi saplandı. 44 gün süren harekâtın sonunda 10 Kasım 2020’de Rusya’nın arabuluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşması ile Azerbaycan, uluslararası kabul görmüş sınırlarına kavuştu. Ermenistan işgali altındaki topraklar, bir bir kurtarıldı. Şuşa’nın geri alınması, bu zaferin simgesi haline geldi. Bu tarihi zafer, Azerbaycan halkının yüreğinde hem büyük bir gurur hem de derin bir hüzün bıraktı. Çünkü her zaferin bir bedeli vardır. Bu zaferin bedeli de kahraman şehitlerin canıydı. 27 Eylül Anım Günü, Azerbaycan için iki zıt duygunun birleştiği bir gün. Bir yandan yitirilen evlatların yasını tutarken, diğer yandan vatan topraklarının özgürlüğüne kavuşmasının gururunu yaşıyorlar. Bu gün, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda halkın birliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü uğruna verilen mücadelenin simgesi olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ifadesiyle, “Bu zafer, Azerbaycan halkının zaferidir, şehitlerin kanlarıyla sulanan toprağın kutsallığıdır.” Bu gün, sadece Karabağ’da zafer kazanan bir milletin anma günü değildir. Aynı zamanda Azerbaycan halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin sonsuza kadar süreceğini simgeleyen bir manifestodur. Anım Günü, şehitlerin anısına hürmet, gazilere minnet, ve özgürlüğe duyulan derin sevginin dışa vurumudur. 27 Eylül, Azerbaycan için sadece bir anı değil, geleceğe dair bir vaattir. Bugün, Azerbaycan halkı geçmişin izlerini taşıyan ama geleceğe umutla bakan bir millet olarak dimdik ayakta duruyor. Karabağ’ın yeniden inşası, yeni projeler, uluslararası işbirlikleri ve barışın tesisi, bu zaferin meyveleridir. Ancak her şeyden önce bu gün, Azerbaycan’ın unutulmaz kahramanlarına, şehitlerine ve gazilerine duyulan minnetin bir ifadesidir. Azerbaycan halkı, 27 Eylül’ü sadece bir zafer günü olarak değil, geleceğin özgür ve güçlü Azerbaycan’ını kurma yolunda atılan en büyük adım olarak kutluyor. Şehitlerin ruhu şad olsun, Azerbaycan’ın geleceği aydınlık olsun!