Bir gazetecinin yaptığı haber nedeniyle tehdit edilmesi, fiziksel saldırıya uğraması ve saldırganların cezasız kalması; yalnızca gazetecilere değil, halkın haber alma hakkına yönelik bir tehdittir. Gazetecilerin hazırladığı araştırma dosyalarının ekonomik ya da siyasi kaygılar uğruna yayımlanamadığı bir ortam, demokratik toplum düzeni açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır.

Gazetecilerin sigortasız, düşük ücretlerle, sendikasız, editoryal bağımsızlıktan yoksun biçimde çalıştırılması; yayın yasakları ve erişim engellerinin yaygınlaşması, haberin özgürce yurttaşlara ulaşmasını engellemektedir. Bu nedenle cezaevindeki gazetecilerin serbest bırakılmasını ve haberin serbest dolaşımının engellenmemesi çağrımızı tekrarlıyoruz.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak üyelerimizin ve tüm meslektaşlarımızın 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü dayanışma duygularımızla kutluyoruz. Gelecekte demokrasinin güçlendiği, gazetecilerin cezaevinde olmadığı, haberin yurttaşlara özgürce ulaştığı bir Türkiye umudumuzu koruyoruz. Gazetecilik suç değildir.”