beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Umut M. Berberoğlu

facebook-paylas
Kırk Asırlık Türk Yurdunun Akdeniz’le Kucaklaşması: 23 Haziran 1939 Ankara Antlaşması’nın Diplomatik, Hukuki ve Basındaki Akisleri Üzerine Bir İnceleme
Tarih: 25-06-2026 00:42:00 Güncelleme: 25-06-2026 00:42:00


Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde en derin sancılardan birini yaşayan İskenderun Sancağı (Hatay), 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile Misak-ı Millî sınırları içinde yer almasına rağmen Türkiye’nin sınırları dışında bırakılmış ve Fransız mandası altındaki Suriye sınırlarına dahil edilmiştir (Yamaç, 2019, s. 217).

Mustafa Kemal Atatürk’ün Adana Garı’nda sarf ettiği ve adeta bir ulusal vasiyet niteliği taşıyan “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz” sözü, Türkiye Cumhuriyeti’nin iki savaş arası dönem boyunca izleyeceği çok yönlü ve kararlı Hatay politikasının temel felsefesini oluşturmuştur (Gündüz, 2019, s. 112).

1936 yılına gelindiğinde Avrupa konjonktüründe yaklaşan İkinci Dünya Savaşı’nın ayak sesleri, Fransa’nın Suriye üzerindeki mandasını kaldırma kararı almasıyla Hatay sorununu uluslararası diplomasinin merkezine taşımıştır (Oran, 2001, s. 423).

Türkiye, askeri caydırıcılık unsurlarını arka planda güçlü bir koz olarak tutarken, süreci tamamen Milletler Cemiyeti hukuku ve iki taraflı barışçıl diplomasi kanallarıyla yürütmüştür (Armaoğlu, 1984, s. 351).

1937 yılında kabul edilen Hatay Anayasası ile kurulan “ayrı varlık” statüsü, 2 Eylül 1938’de bağımsız Hatay Devleti’nin ilanıyla taçlanmıştır (Sökmen, 1992, s. 84). Bu karmaşık diplomatik düğümün çözülmesindeki nihai hukuki adım ise bundan tam seksen yedi yıl önce, 23 Haziran 1939 tarihinde Ankara’da Dışişleri Bakanı Şükrü Saracoğlu ile Fransa’nın Ankara Büyükelçisi René Massigli arasında imzalanan “Hatay Topraklarının Türkiye’ye İadesine Dair Antlaşma” ile atılmıştır (Soysal, 1983, s. 572).

Bu antlaşma, Türk dış politikasında statükoyu koruma ve barışı sürdürme ilkelerinden ödün vermeksizin kazanılan en büyük revizyonist olmayan toprak başarısı olarak tarihe geçmiştir (Sonyel, 1987, s. 195).

23 Haziran 1939 Antlaşması’nın imzalandığı dönemin ulusal ve yerel basınındaki yansımaları, Türk kamuoyunda yaşanan milli gurur ve coşkuyu günü gününe, en sıcak detaylarıyla tarih sayfalarına aktarmıştır (Akandere, 2003, s. 45).

Antlaşmanın imzalanmasının hemen ertesi günü olan 24 Haziran 1939 tarihli Cumhuriyet gazetesi, manşetten duyurduğu haberinde “Hatay Anavatana Katıldı” başlığını kullanarak Başyazar Yunus Nadi’nin kaleminden şu ifadelere yer vermiştir:

“Atatürk’ün başlattığı haklı dava, halefi İsmet İnönü ve Refik Saydam hükümetinin dirayetli politikalarıyla sulh yoluyla çözülmüştür. Bu, Türk diplomasisinin şanlı bir zaferidir” (Nadi, 1939, s. 1). Aynı günkü Ulus gazetesi ise haberi Ankara ve Antakya sokaklarındaki fener alayları, coşkulu mitingler ve halkın sevinç gösterileri üzerinden aktararak, yaklaşan dünya harbi öncesinde Türk milletinin ordusuna ve devletine olan güvenini tazelediğini vurgulamıştır (Ulus Gazetesi, 1939, s. 2).

Sadece İstanbul ve Ankara basını değil, Hatay’a komşu olan yerel matbuat da bu tarihi olayı büyük bir coşkuyla karşılamıştır. Dönemin Kilis gazetesi, sınırın öte yakasındaki Türk köylerinin nihayet ay yıldızlı bayrağa kavuşacak olmasını adeta bir bayram havasında okuyucularına aktarırken, bölgedeki mülki amirlere ve siyasetçilere övgüler yağdırmıştır (Kilis Gazetesi, 1939, s. 1). Basındaki bu topyekûn sevinç, sadece askeri ve siyasi bir zaferi değil, aynı zamanda ulusal bir ahde vefanın yerine getirilmesini simgelemektedir (Kuran, 1993, s. 312).

Akademik tarih yazımı ve uluslararası ilişkiler perspektifinden bakıldığında, Hatay’ın anavatana katılma süreci, dönemin çok kutuplu dünya dengelerinin Türkiye tarafından ne kadar büyük bir jeopolitik dehayla analiz edildiğini açıkça ortaya koymaktadır (Kürkçüoğlu, 1972, s. 118).

1930’ların sonunda Nazi Almanyası’nın Çekoslovakya’yı işgali ve faşist İtalya’nın Akdeniz’deki açık yayılmacı emelleri, Fransa’yı Doğu Akdeniz’de stratejik bir müttefike ihtiyaç duymaya zorlamıştır (Gönlübol ve Sar, 1996, s. 140).

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Fransa’nın bu sıkışmışlığını ve güvenlik endişelerini son derece iyi değerlendirmiş; 23 Haziran Antlaşması ile eş zamanlı olarak imzalanan Türk-Fransız Ortak Deklarasyonu ile Batı ittifakına yakın bir duruş sergileyerek Hatay’ın iadesini diplomatik bir şart olarak masaya koymuştur (Yamaç, 2019, s. 235).

Nitekim bu antlaşmanın imzalanmasının hemen ardından, 29 Haziran 1939’da Hatay Devleti Millet Meclisi oy birliğiyle kendini feshederek Türkiye’ye katılma kararı almış ve 23 Temmuz 1939’da Antakya kışlasından Fransız bayrağı indirilerek yerine Türk bayrağı çekilmiştir (Türkmen, 1999, s. 205).

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Başbakan Refik Saydam’a gönderdiği telgrafta belirttiği gibi, bu başarı “milletlerarası sulh ve emniyet teminatını, milli şeref ve menfaatle birleştiren” muazzam bir dış politika vizyonunun eseridir (İnönü, 1939, aktaran Yamaç, 2019, s. 240).

Sonuç olarak 23 Haziran 1939 Ankara Antlaşması, askeri gücün caydırıcılığı ile hukukun üstünlüğünü ve diplomatik esnekliği birleştirebilen bir devlet akılcılığının, ulusların kaderini savaşsız bir biçimde nasıl yeniden şekillendirebileceğinin tarihsel ve evrensel bir kanıtıdır.

Kaynakça

Akandere, O. (2003). Hatay’ın Anavatana Katılma Süreci ve Dönemin Türk Basınındaki Akisleri. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 19(55), 35-68.

Armaoğlu, F. (1984). 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi: 1914-1980. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Cumhuriyet Gazetesi. (1939, 24 Haziran). Hatay Anavatana Katıldı: Dün Ankara’da İmzalanan Antlaşma İle Tarihi Bir Hak Yerini Buldu. Cumhuriyet, s. 1.

Gönlübol, M., & Sar, C. (1996). Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası (1919-1938). Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları.

Gündüz, A. (2019). Hatay’ın Anavatana Katılmasının Basında Ele Alınışı. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 21(1), 111-125.

Kilis Gazetesi. (1939, 26 Haziran). Hatay’ın Kurtuluşu ve Anavatana İltihakı Kilis’te Büyük Sevinç Yarattı. Kilis Gazetesi, s. 1.

Kuran, E. (1993). Türk Çağdaşlaşması ve Atatürk. Kültür Bakanlığı Yayınları.

Kürkçüoğlu, Ö. (1972). Türkiye’nin Arap Orta Doğusu’na Karşı Politikası (1919-1970). Sevinç Matbaası.

Nadi, Y. (1939, 24 Haziran). Hak Yerini Bulurken. Cumhuriyet, s. 1.

Oran, B. (Ed.). (2001). Türk Dış Politikası: Kurtuluş Savaşından Günümüze Olgular, Belgeler, Yorumlar (Cilt 1: 1919-1980). İletişim Yayınları.

Sonyel, S. R. (1987). Atatürk’ün Dış Politikası ve Misak-ı Millî. Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Soysal, İ. (1983). Türkiye’nin Siyasal Antlaşmaları (Cilt 1: 1920-1945). Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Sökmen, T. (1992). Hatay’ın Kurtuluşu İçin Harcanan Çabalar. Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Türkmen, A. (1999). Hatay’ın İltihakı ve Hatay Meclisi Çalışmaları. Dönem Yayıncılık.

Ulus Gazetesi. (1939, 24 Haziran). Ankara Antlaşması İmzalandı: Hatay Toprakları Tamamen Türkiye’ye İade Ediliyor. Ulus, s. 1-2.

Yamaç, M. (2019). Fransız Arşiv Belgelerinde 23 Haziran 1939 Tarihli Türk – Fransız Antlaşması. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 35(1), 215-252.



Bu yazı 12 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI