Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası'ndan yapılan açıklamada, MEB'in Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu'nda, "öğretmenlerin soru hazırlama yetkisini sınırlandıran ve angaryaya dönüştürdüğü puanların e-Okul’a girilmesine yönelik" düzenlemelere karşı Danıştay'da yürütmenin durdurulması ve iptal istemiyle dava açıldığı bildirildi.
Dava konusu hükümlerle, okul zümrelerinin hazırlayacağı soruların iki soruyla sınırlandırıldığı, diğer soruların merkezi soru havuzuna bağlandığı belirtilen açıklamada, "Havuz soruları öğretmenlerin erişimine sınavdan yalnızca dört gün önce açılmaktadır. Böylece öğrencisini tanıyan, öğrenme sürecini izleyen ve ihtiyaçlarını belirleyen öğretmenin ölçme-değerlendirmedeki belirleyici rolü daraltılmaktadır" denildi.
Öğretmenin, merkezden gönderilen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme aktaran bir görevliye indirgenemeyeceği kaydedilen açıklamada, öğrencinin hazırbulunuşluğunu, gelişimini ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemleyen öğretmenin mesleki birikiminin, sınavın hazırlanmasına yansıyabilmesi gerektiğine işaret edildi.
"BAKANLIĞIN GÖREVİ ÖĞRETMENİN MESLEĞİ YETKİSİNİ DARALTMAK DEĞİL"
Öğretmenin akademik özgürlüğünün ve pedagojik takdir alanının korunmasını gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Okulların koşulları, sınıf mevcutları ve öğrencilerin eğitim olanakları birbirinden farklıdır. 40 kişilik sınıfla, 15 kişilik sınıfta aynı öğrenme koşulları bulunmamaktadır. Bu farklılıkları yeterince gözetmeyen, öğretmenin uyarlama imkanlarını sınırlandıran merkezi bir model eğitimde eşitliği sağlayamaz. Öğrencilerin farklı öğrenme süreçlerini yok sayan standartlaştırma, mevcut eşitsizlikleri derinleştirecektir.
Kılavuzun soru bazında puan girişi zorunluluğu ise öğretmenlere ağır bir idari iş yükü yüklemektedir. Sınavların okunması ve değerlendirilmesine eklenen bu yükün, yeterli bilgisayar, internet ve çalışma imkânı sağlanmadan öğretmenlerin üzerine bırakılması kabul edilemez. Öğretmenin öğrenciye ve ders hazırlığına ayıracağı zaman, binlerce verinin girişine harcanmamalıdır.
Bakanlığın görevi, öğretmenin mesleki yetkisini daraltmak ve emeğini angarya niteliğindeki yüklerle kuşatmak değil, okulların ihtiyaçlarını karşılamak, eşitsizlikleri gidermek ve öğretmenin eğitim sürecindeki rolünü güçlendirmektir. Bu sebeplerle ilgili düzenlemelere karşı Danıştay nezdinde sendikamızca dava açılmıştır. Eğitim-İş olarak öğretmenlerin mesleki haklarını ve her çocuğun laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız, karma ve nitelikli eğitim hakkını savunmayı sürdüreceğiz."








Depremde 125 kişinin hayatını kaybettiği hastaneye ilişkin bilirkişi raporunun a..
Dipnot Yayınları tarafından yayımlanan “Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üze..
Gazeteci Cihan Güner, 16 Nisan referandumu öncesi Ömer Akbayrak isimli İBB çalış..
Her yıl onlarca ilde yüzlerce arazi TOKİ eliyle satılıyor. Bu arazilerin önemli ..
Hatay’ın Antakya ilçesindeki bir Anadolu lisesine TÜGVA adına tanıtım yapmak içi..
Yalova ile Japonya’nın Tonami şehri arasındaki kardeşlik ilişkilerinin simgesi o..
Hatay'da depremden 44 ay sonra aile sağlığı merkezleri hâlâ konteynerlerde hizme..

