|
Tweet |
İran savaşıyla fiilen kapanan Hürmüz Boğazı, ABD ve İran arasındaki karşılıklı hamlelerle tam bir barut fıçısına dönüştü. ABD donanmasının bir İran kargo gemisine el koymasıyla tırmanan kriz, son 12 saatte boğazdan sadece üç geminin geçebilmesiyle ticari bir felakete dönüştü. Paris’te bir araya gelen 50 ülke, boğaz güvenliği için çok uluslu bir askeri güç kurma kararı alırken; Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Bundeswehr’in mayın temizleme faaliyetlerine katılabileceğini duyurdu.
DW'nin haberine göre, İran Devrim Muhafızları’nın mayın döşeme tehdidi teknik bir kabusu beraberinde getiriyor. Uzmanlar, Birinci Dünya Savaşı’ndaki basit sistemlerin aksine günümüz mayınlarının elektromanyetik sinyaller, basınç dalgaları ve akustik izlerle çalıştığını belirtiyor. Bu "akıllı" sistemler, belirli bir gemi türünün ses dalgasına göre programlanabiliyor; yani "düşman" gemisini sesinden tanıyıp patlarken, dost gemilerin geçişine izin verebiliyor.
Mayın temizleme operasyonları ordular için en riskli görevlerin başında gelirken, artık devreye su altı dronları giriyor. Ancak stratejistler, bu insansız sistemlerin Hürmüz Boğazı gibi dar ve füzelerin menzilindeki alanlarda kullanılmasının zorluğuna dikkat çekiyor. Batarya ömürleri kısıtlı olan bu dronları kontrol etmek için operasyon bölgesine çok yakın durmak gerekiyor; bu durum askeri personeli açık hedef haline getirme riski taşıyor.
Bölge trafiğe açık görünse bile "mayın şüphesi" dahi dünya ticaretini felç etmeye yetiyor. Uzman görüşlerine dayanan verilere göre, savaş sonrası denizlerin tamamen temizlenmesi onlarca yıl sürebiliyor. Karadeniz ve Baltık’ta hâlâ dünya savaşlarından kalma mayınların bulunması, Hürmüz’deki krizin küresel ekonomiyi onlarca yıl sürecek bir belirsizliğe sürükleyebileceğini kanıtlıyor.
