beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Özgür Özel'in kıyamet senaryosu: Ya bir parti kurarız ya da bir partiye gideriz

Halk TV canlı yayınında CHP'ye yönelik yargı hamlesinin uluslararası boyutuna dikkat çeken seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel, maruz kaldıkları operasyonun perde arkasını, "Bizim tek suçumuz seçim kazanıp AK Parti'ye tehdit oluşturmak değil; Amerika’nın ve İsrail’in bölgede planladığı düzene, nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmektir." sözleriyle ifşaladı.

facebook-paylas
Tarih: 12-06-2026 09:15

Özgür Özel'in kıyamet senaryosu: Ya bir parti kurarız ya da bir partiye gideriz

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin tartışmalı "mutlak butlan" kararıyla CHP yönetimine kayyum gibi atanan Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin 9 milletvekilini ihraç istemiyle disipline sevk etmesinin ardından, seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel canlı yayında tarihi açıklamalarda bulundu. Özel, yapılan hamlenin AK Parti yargısı, Adalet Bakanlığı ve Saray ortaklığıyla geleceğin iktidarına yönelik seçici bir darbe olduğunu vurgulayarak, "Bu parti Atatürk'ün emanetidir; sarayın, AK Parti yargı kollarının ve iftiracıların kucağına bırakıp gitmeyeceğiz, bu oyunu bozacağız" dedi. Özel, sürecin çıkmaza girdiği yerde ise, "Ya bir parti kurarız ya da bir partiye gideriz" ifadelerini kullandı.

MAHKEME KARARIYLA CHP YÖNETİMİ DEĞİŞTİRİLDİ: 9 MİLLETVEKİLİNE İHRAÇ KISKACI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçmiş kurultaylarına ilişkin emsalsiz bir "mutlak butlan" kararına imza attı. Bu kararın ardından, partinin delegeleri tarafından seçilen Özgür Özel yönetimi yerine, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi yargı eliyle yeniden göreve getirildi.

Butlan yönetiminin göreve gelir gelmez attığı ilk radikal adım, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla partinin en aktif ve popüler isimlerinden oluşan 9 milletvekilini kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek oldu. Yaşanan bu sıcak gelişmelerin ardından, seçilmiş CHP Lideri Özgür Özel, Halk TV ekranlarında Bengü Şap Babaeker, Kürşad Oğuz ve Gökmen Karadağ'ın sorularını yanıtlayarak sessizliğini bozdu ve çok sert açıklamalarda bulundu.

"TEK SUÇUMUZ 24 YIL SONRA AKP'Yİ YENMEK VE PARTİYİ BİRİNCİ YAPMAKTIR"

Özgür Özel, CHP'ye yönelik bu organize yargı operasyonunun ve saldırıların tek bir temel sebebi olduğunu belirtti. Özel, partinin tüm anketlerde birinci çıkmasını ve yerel seçimlerde elde edilen tarihi zaferi işaret ederek şunları söyledi:

"Devlet bütün gücüyle üzerimize saldırıyor. Partimizin içinden birileriyle işi yürütüyorlar. Suçumuz ne bizim? Mutlak butlan kararı çıkardıkları kurultayın önceki tüm kurultaylardan farkı ne? Ne oldu da bizim başımıza bunlar geliyor? Bizim birinci suçumuz, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni 24 yıl sonra yenmiş olmak. Kendi kendimize işlediğimiz suç da partiyi 47 yıl sonra birinci parti yapmış olmak."

Seçmenle yaşanan büyük duygusal kopuşu değişim hareketiyle onardıklarını hatırlatan Özel, kurultay sürecindeki vaatlerini yerine getirdiklerini vurguladı:

"Ben bunu kurultayda söylemiştim; 'Eğer Bülent Ecevit gibi partiyi yerel olsun genel olsun birinci yapmazsam ertesi gün kongreye götüreceğim ve aday olmayacağım' demiştim. Biliyorsunuz partimiz 13 kez seçim kaybetmemize rağmen hiçbir seçimden sonra bir kurultayla güven tazelememiş, özeleştiri yapmamış ve bu konuda sert eleştirilere muhatap olan bir partiyken ben bu sözleri söylediğimde büyük bir duygusal kopuş vardı seçmenle aramızda. Cumhuriyet'in 100. yıl seçimini kendi hatalarımız yüzünden kaybetmiştik. Seçmen 'Daha da sandığa gitmeyeceğim' diyordu. Gençler partiye gelmiyordu, başlar öne eğikti. O süreçte 'CHP değişirse Türkiye değişecek' dedik. Değişim kurultayına gittik. Ne dediysek de yaptık; gençler, kadınlar, bilime güvenmek, ölçme değerlendirme, dijital demokratik katılım, ön seçim, yeni tüzük, yeni program dedik. Tüzüğümüzle birlikte kadın kotasını %50'ye, eşit temsile 3. kurultayda gelecek dedik. Ne dediysek yaptık."

"ATATÜRK GELSE KAZANAMAZ DENİLEN DELEGEYİ SOKAK SESİYLE İKNA ETTİK"

Kurultay sürecinde delegelerin hür iradesiyle değişime onay verdiğini ve bunun Muharrem İnce'nin geçmişteki iddialarını haksız çıkardığını belirten Özel, zaferin arka planını şu sözlerle aktardı:

"Kurultaydan önce sevgili Muharrem İnce'nin kulağı tırmalayan ama etkisi fena olmayan bir lafı vardı. Birçok kişi 'doğru doğru' diyordu. Hatta İnce beni aradığında 'Genel Başkanım kutluyorum, ben yapamadım sen yaptın' dedi. Muharrem İnce'nin lafı şuydu: 'Atatürk kalksa gelse bu delegeyle bu seçimi kazanamaz.' Öyle bir delege desteği vardı. Ne oldu? Göreceksiniz delege ikna olacak dedim. O delegeyi komşusu, berberi, torunu, evden uğurlarken kızı ikna etti. Kurultay salonunda solda yukarıda bir yerden 'Delege sokağın sesini dinle' diye bir slogan duydum. Fırr diye bütün salonu sardı ve gün boyu susmadı. Salondaki 8-10 bin kişi delegeye kendi sesini duyurdu. Şimdi o delege, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi partinin genel başkanını seçimle değiştirebildi. Ve o değişimin sonucunda göreve geldik."

Seçim sürecini son derece profesyonel ve bilimsel yöntemlerle yönettiklerini ekleyen Özel, şu detayları paylaştı:

"Doğru bir yöntemle; 255 bin anketle aday belirleyip 355 bin anketle adayları sahada takip ederek başardık. O zamanlar dalga geçenler olmuştu, 'Yapay zekanın adayları mı var?' diye. Yapay zeka anketi dinliyor; eğer orada bir yalan, hile hurda varsa durduruyor anketi, onu söylemiştik. Partinin seçim müziği rastgele birine verilmedi. 18 firma geldi, konkur verdi. Brifing verildi, seçici heyet sayıyı indirdi ve MYK'nın katılımıyla karar verildi. Reklam filmlerinin tamamı en profesyonel şekilde hazırlandı ve odak gruplar tarafından kararlaştırıldı. Yapılıp da yayınlanmayan filmimiz var. Filmlere 'Eğer yayınlarsak tam parasını, yayınlamazsak maliyetini veririz' dedik."

"AKP'NİN HİÇ BEKLEMEDİĞİ BİR ŞEY YAPTIK: GELECEĞİN İKTİDARINA DARBE YAPTILAR"

Seçimlerde elde edilen ekonomik ve nüfusal üstünlüğün iktidarı rahatsız ettiğini ve bu kararın "sultancılar" ile "butlancılar" ortaklığıyla alındığını ifade eden Özel, Adalet Bakanlığı'nın hakimlere baskı yaptığını iddia etti:

"AK Parti'nin hiç beklemediği bir şey yaptık. Nüfusun %65'ine, ekonominin %85'ine hizmet edecek şekilde seçimleri kazandık. Ve budur bizim esas işlediğimiz suç. Ve bu geceki seçim sonucunu kabul edemeyenlerle, yani 'Tek adam rejimi değişmesin' diyen mutlak sultancılarla, partide yaptığımız değişimi hazmedemeyen mutlak butlancıların bir araya gelmesi sonucunda, aylarca yıllarca da devam eden bir sürecin sonucunda, dünya kadar iftirayla, dünya kadar yalancı tanıkla... Ve bir mahkeme kararı yok. Normalde ceza hukuk davasını beklemez, ama hukukun ceza davasını beklemesi lazım. Beklemeden, nasıl olduğunu bildiğimiz Adalet Bakanlığı yönetiminde, oradaki hakimlere, üç hakime nelerin söylendiğini ve bizzat Adalet Bakanı tarafından neyin söylendiğini biliyorum."

Yapılan hamleyi "seçici bir darbe" olarak nitelendiren CHP Lideri, hukuki skandalın boyutunu şu sözlerle özetledi:

"Türkiye siyasetine görülmemiş —yani askeri darbe dönemlerinde herkese birden yapılıyor— ama seçici bir darbeyle geleceğin iktidarına, nasıl geçen sene 19 Mart günü geleceğin Cumhurbaşkanına darbe yapıldıysa, geleceğin iktidar partisine darbe yapıldı. Dört kurultayın mazbatasını almış Genel Başkanın mazbatalarına hiçbir şey olmadığı halde, bir mahkeme kararıyla bundan beş yıl önceki kurultayda, 2020’de yapılan, maskelerle yaptığımız seyircisiz kurultayda seçilen Genel Başkana 'Sen Genel Başkansın, bu kurultay ile ilgili bir karar verdik ve diğerlerini yok sayıyoruz' dediler. Bu kurultayı kaybetseydim, yerime yarışsaydık ve Bengü Hanım seçilmiş olsaydı, 'mutlak butlan' kararıyla Kemal Bey’i göreve getirenler getirdiğinde Bengü Hanım’ın suçu neydi? O dört sene sonra geldi ve Özgür Özel’i yendi. Ne kadar büyük bir hukuksuzluğin, akıl tutulmasının ve hukuk tanımazlığın içinde olduğumuzu görmek lazım."

"İKİNCİ SUÇUMUZ ABD VE İSRAİL'İN BÖLGESEL PLANLARINA UYUM GÖSTERMEYİ REDDETMEKTİR"

Özgür Özel, kendilerine açılan cephenin sadece yerel siyasetle sınırlı olmadığını, uluslararası bir boyut barındırdığını da ilk kez bu kadar net ifadelerle dile getirdi:

"Benim suçum, ekibimizin suçu; seçim kazanmak, AK Parti’ye tehdit oluşturmak. Devamını söyleyeyim mi? Amerika’nın, İsrail’in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek. Onların tarif ettiği o düzenin içinde yer almayacağımızı söylemektir bizim suçumuz."

"BUTLAN YÖNETİMİ İKTİDARA 'DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRIN' MESAJI VERDİ"

9 milletvekilinin hukuksuz bir şekilde MYK kararıyla ihraç edilmesini "cehennemin kapılarını kendi arkadaşlarına açmak" olarak yorumlayan Özel, atanan yönetimin sözcüsüne ve arkasındaki plana sert tepki gösterdi:

"Bir kere şöyle bir şey var; toplumun gösterdiği dayanışmayı, sahiplenmeyi görüyorlar, onun toplumsal tepkisini şu anda göze alamamışlar. İnşallah bir süre sonra kendilerince toplum bizi sahiplenme noktasında onların beklediği gibi bir gevşeme olursa o zaman benim için de adım yapacaklar. Şimdi yapsalar toplumun bize verdiği desteğin zaten kendilerine de çok ciddi bir rahatsızlık yarattığı ortada. Dünkü ihraçların iki yönü var: Bir tanesi bugün yapılacak Parti Meclisi'nden hemen önce Parti Meclisi'ndeki çoğunluğumuzu elimizden almaya çalışmak."

İhraç edilen vekiller üzerinden hükümete mesaj gönderildiğini belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama burada çok ayıplı, affedemeyeceğim bir durum var. İhraçları anlatırken oradaki seçilmemiş, atanmış sözcü şöyle söylüyor: 'Bu arkadaşlarımız yargının karşısına gidecekler, orada yargılanacaklar, aklanırlarsa gelecekler.' Ya düşünebiliyor musunuz siz ne zamandan beri kendi partinizin milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılacağını dilinizin altındaki bakla olarak söylüyorsunuz? Bu arkadaşlarımız milletvekili. AK Parti gelip bu arkadaşların dokunulmazlığını kaldırmayı göze alıp dillenemiyor çünkü partiye yapılanın açık bir siyasi saldırı altında olduğu ortada. Siz haksız hukuksuz şekilde hem atacaksın, bu kanun tanımazlığı yapacaksın, hem de ondan sonra o arkadaşların şeyini söylerken yakında yargılanacaklar diyerek hükümete 'bu arkadaşların dokunulmazlığını kaldırın, biz de öyle istiyoruz' mesajını vereceksin. Bu öyle böyle bir iş birliği değil. Belki onların da benzer zulümler görmesine, hapse atılmasına falan sebeiyet verecek bir şeyi, cehennemin kapaklarını kendi arkadaşların için sen açacaksın... Bir de utanmadan sıkılmadan çıkıp televizyonlara parti sözcüsü diye orada unvan kullanacaksın."

"HUKUKSUZ MYK TÜZÜĞÜ ÇİĞNİYOR, KENDİ ARKADAŞLARINI AKP YARGISININ KUCAĞINA ATIYORLAR"

Mevcut parti tüzüğünün açık olduğunu ve milletvekillerinin yalnızca Parti Meclisi (PM) tarafından ihraç edilebileceğini hatırlatan Özel, yapılan işlemin tamamen tüzük dışı olduğunu belirtti:

"Açıkça yazıyor; Parti Meclisi milletvekilleri ancak ve ancak Parti Meclisi tarafından ihraç edilebilir. Parti Meclisi'nde çoğunlukları yok diye MYK'dan ihraç yapıyorlar. Bu, asliye hukuk mahkemesinin ağır cezanın hakimini beğenmeyip 'ben bu yargılamayı asliye ceza mahkemesinde yapacağım' demesi gibi bir iş. Bir güvence var milletvekili için; biri siyasi hesapla seni MYK'yı oluşturdu gücüyle atamasın, atamasın, en azından buna delegenin seçtiği Parti Meclisi karar versin denen bunu yapmayıp MYK'dan kendi kendilerine ihraç yapıyorlar. Bir partinin sözcüsünün kim olacağına seçilmiş PM'si içinden MYK'sı seçilir, o MYK da Parti Meclisi'nde oylanır öyle karar verilir. Bugün mutlak butlan kararı parti tüzüğünü ortadan kaldırmamıştır. Parti tüzüğünde tedbir yoktur. MYK, PM'de güvenoyu almadan göreve başlayamaz. Bunu biz getirdik, bu demokratik çaba bizim taahhüdümüzdü değişimciler olarak. Tüzük ayakta, tüzükte tedbir falan yok. Hukuksuz bir MYK oluşturmuş, hukuksuz bir şekilde çıkmış bir de utanmadan sıkılmadan rezalet bir şekilde kendi arkadaşlarını AK Parti yargısının kucağına atmanın teaser'ını veriyor. Yazıklar olsun."

Dava süreçlerindeki kumpaslara ve baskılara da değinen Özel, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve diğer isimlerle ilgili çarpıcı bir iddiada bulundu:

"Ben şimdi herhangi bir dosyanın detayından girip size anlatsam, mesela Muhittin Böcek nasıl ifade vermiş, nasıl zorlanmış, ne yeminler etmiş, halen daha ne mesajlar yolluyor yanına avukatlar çağırıp... Ben ne kadar dikkatli bir üslup takip ediyorum Muhittin Böcek'e karşı çünkü o bizim ölmüş ferdimize iftira atmış durumda, daha büyüğünü yapamaz. Ama ben onun 21 tane hap içerken 105 gün boyunca entübe yatmış, çıkmış birisi olarak kendi kardeşi Şadi Bey'in cenazesini hep anlattığı kendi Şadi Bey'in eşine kadar benim gösterdiğim sevgiyi, saygıyı, sahiplenmeyi bilen biri olarak ben onun ne zorluklarla o iftiralara zorlandığını ve altının nasıl boş çıktığını ve buradakilerin nasıl çıldırdığını biliyorum. Ama şimdi ya siz nasıl olur da yıllardır dünya kadar itirafçı gibi her bir tanesi şimdi teker teker teker dökülüyorlar, Ekrem Başkan'dan helallik istiyorlar, 'savcı beni zorladı' diyorlar. Daha dün Pınar Türker'in dosyaları sanki adil bir yargı varmış gibi görüp hem yargılanan arkadaşlarınız için arınma deyip onları partiden uzaklaştırmayı belediye başkanlarıyla ilgili düşünüyorlar."

"KILIÇDAROĞLU'NUN HALK TV'Yİ HEDEF ALMASI KABUL EDİLEMEZ BİR KÖTÜLÜKTÜR"

Mahkeme kararıyla koltuğa dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Halk TV'yi hedef alan açıklamalarına da sert tepki gösteren Özel, ekranların demokrasinin yanında durduğunu söyledi:

"Halk TV tarihin doğru tarafında duruyor, demokrasinin tarafında duruyor. AK Parti ile birlikte girişilmiş olan bir darbeye sessiz kalmadı. Onun için Halk TV’ye... Ama yani Halk TV’ye bu kadar kötülük, geçmişte Halk TV’den bu kadar iyilik görmüş birisi tarafından böyle hedef gösterilmesi gerçekten kabul edilebilecek bir şey değil."

"FAİK ÖZTRAK YUKARIDAN BAKMAYA DEVAM ETSİN, GELSİN TEKİRDAĞ'DA SOKAKTA YÜRÜYELİM"

Kendisine yönelik elitist ve tepeden bakan ifadeler kullandığını belirttiği Faik Öztrak'a da memleketi üzerinden meydan okuyan Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Faik Öztrak ' Meclis kurulmadan biz buradaydık, üstümüze meclis kuruldu' diyor. 'Özgür Özel kim ki bir bahçıvanın torunu, emekli öğretmen çocuğundan Genel Başkan mı olur' diyor. Faik Bey'in yukarıdan bakan, o değeri biçen, o Faik Bey'in anlatıp ikna edemedikleri seçmeni biz ikna ederek partiyi birinci yaptık. Faik Bey gelsin Tekirdağ'da sokakta yürüyelim."

"SAHADA ATANMIŞ YÖNETİME KARŞI BÜYÜK BİR ÖFKE VE HAYAL KIRIKLIĞI VAR"

Atanmış yönetim tescilli Müslim Sarı'nın "Kılıçdaroğlu'na tepki zamanla dinecek" açıklamasına sahadaki gözlemleriyle yanıt veren Özel, halkın büyük bir infial içinde olduğunu belirtti:

"Sahadaki duygu öfke. Bizim işimiz sahanın duygusunu anlamak. Ben sahada bu sefer, İzmir'de ilk görmüş ve arkadaşlara demiştim ki: 'Ben bu kadar büyük bir öfkeyi böyle bir otobüsün üstünden hiç deneyimlememiştim.' Büyük bir öfke, büyük bir hayal kırıklığı var ve hep meydanlara şunu söylüyorum: 'Öfke sözleri söylemeyin, bu öfkenizi mücadele azmine çevirmemiz ve bir enerjiye dönüştürmemiz lazım, bizim buradan partimizi güçlü çıkarmamız lazım.' Bu öfke, böyle dedikleri gibi mesele sürece yayılıp sönümlendirilirse bir duygusal kopuşa, bir apatiye (yani dönüp de artık siyasetle ilgili bir beklentisi kalmamasına) ve Cumhuriyet Halk Partisi'nden bütün ümidi kesmeye yol açar, en tehlikelisi budur."

"MESELE ÖZGÜR ÖZEL - KEMAL KILIÇDAROĞLU DEĞİL; TAYYİP ERDOĞAN REJİMİ MESELESİDİR"

Yaşanan krizin iki kişi arasında bir koltuk kavgası olmadığını, Erdoğan rejiminin ömrünü uzatma planı olduğunu vurgulayan Özel, yürüttükleri halk odaklı siyaseti anlattı:

"Ben size şunu söyleyeyim; burada mesele net olarak söylüyorum Kemal Bey'le Özgür Bey meselesi değil. Mesele Tayyip Bey'in rejimiyle Türkiye'nin demokrasi meselesi. Tayyip Bey'i yeniden seçtirmek için oluşturulmuş bir yol haritasını, patikayı yürüyenlerle 'biz bu oyunu bozacağız' diyenlerin mücadelesi var. Biz bugüne kadar 250'nin üzerinde miting yaptık. Saraçhane'deki ilk yedi geceyi bir kenara koyuyorum; Maltepe'den başlayarak her hafta sonu bir ilde, her Çarşamba akşamı bir ilçe değişiyle 110 miting yaptık. 40 tane tematik miting yaptık, yani 22'si tematik 18'i halk buluşması olmak üzere 40 tane tematik miting yaptık ve seçim mitingleri yaptık. Her mitingin ana konusu emekliler, emekçiler, gençler, esnafın sorunları, gittiğimiz ildeki çiftçilerin ya da hayvancılıkla uğraşanların sorunları."

Siyasetin gündemini ekonomiye sabitlediklerini belirten Özel, yapılan operasyonla bu odak noktalarının dağıtılmak istendiğini söyledi:

"Maltepe'de %30 ekonomi %70 tepki konuştuk ama sonra o miting %70 ekonomi konuştuğumuz mitinge döndü. Bugün emeklilerde %55-56'lık bir oranla Cumhuriyet Halk Partisi konuşuluyorsa emekliyi konuştuğu içindir. Burada bize yapılmaya çalışılan Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi içinde kavga ettirmek, mümkünse bölmek ve iktidara yürüyen bir partiden kendi içinde iktidar kavgasında olan bir partiye dönüştürmek. Ve meselenin özü; 20 bin liralık emekli maaşını, 28 bin liralık asgari ücreti, çiftçi yaşının 57'ye çıkmış olmasını, çiftçinin yıllık ortalama kazancının 19 bin lira olmasını ve bir yanda herkese kaynak bulunurken işte küçük esnafa, KOBİ'ye kaynak bulunamamasını unutturmaktır."

"AKP'NİN ASIL SORUNU ÖZGÜR ÖZEL İLE İKTİDAR PAZARLIĞI YAPAMAMAKTIR"

İktidarın kendi yönetimleriyle pazarlık masasına oturamayacağını anladığı için yargı darbesine sarıldığını söyleyen Özel, dış politika ve savunma sanayisi eleştirilerine de yanıt verdi:

"Bunların meselesi bizim Cumhurbaşkanlığı aday ofisinin, bu kalkınma perspektifiyle ortaya koyduğu şehir şehir özellikle işte Denizli'den başlayarak, Gaziantep'ten başlayarak, Bursa'dan başlayarak yepyeni bir kalkınma modelini anlatmamıza mani olmak. AK Parti'nin planı bu. AK Parti yoksa ne olacak? AK Parti'nin sorunu şu: Özgür Özel'le AK Parti'nin iktidarını bir dönem daha devam ettirmesinin pazarlığını yapamamak. Yoksa biz ülkenin yararına her konuda her şeyi yaparız. Bana geçen gün birisi çıkmış, 'Efendim CHP dış politika konuşmalı' diyor. Ya ne diyorsunuz siz arkadaş? Cumhuriyet Halk Partisi 13 yıl boyunca yurt dışına üç kere gidilmiş, Sosyalist Enternasyonal'e Genel Başkanı gitmemiş, orada görev yapmamış; ben Sosyalist Enternasyonal'de başkan yardımcısı olmuşum. Bütün dünyadaki kardeş partilerimizle sağlıklı ilişkiler kurulmuş... Bir yandan da işte şu anda bugün bir PM toplantısına katılan bir arkadaşa dahi dış politikada görev teklif etmişiz ki yani bu parti bir yerlere gelsin, doğru işler yapsın diye. Namık Tan'ıyla, İlhan Uzgel'iyle ama toplam Türkiye dış politikasına çok doğru yerlerden bakan çok önemli heyetlerle inanılmaz çalışmalar yapılmış."

Eski yönetimin dış politika ezberlerini sert sözlerle eleştiren Özel, savunma sanayisi vurgusu yaptı:

"Edirne'den dışarıya gidilmemiş bir anlayış, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bunları ağzına almayanlar ya da işte Türkiye'nin savunma sanayii konusunda 1973'lerden TUSAŞ'ımızdan bizim dönemimizden beri gelen ve üstüne konan her şeyin kıymetli olduğu bir meseleyi kıymetlendirip onlarla kavgalı olup savunma sanayiindeki başarılara duyarlı gençlerin, seçmenin tepkisini üstüne çekmeyi başarmış olanlar; bu süreçteki doğru ve hakkaniyetli pozisyonumuzu görmeyip iktidar ezberiyle konuşmaya devam ediyorlar. Akıl alır gibi değil ya."

"KILIÇDAROĞLU'NUN NEO-OSMANLICI DİLLE UYUMLANMASINI ÜZÜLEREK DİNLEDİM"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemde kullandığı Osmanlı vurgulu ifadelerin iktidar diliyle benzerlik göstermesini hayretle karşıladığını belirten Özel, dış politikadaki kırmızı çizgilerini hatırlattı:

"Benim gördüğüm şöyle bir şey var; iktidarın diliyle uyumlanıp iktidarın yargısının verdiği desteğin sürmesi... Yarın öbür gün işte iktidarın orada çizilen... Ya bir kere biz 'Yurtta Barış, Dünyada Barış' demiş, komşusunun bir karış toprağında gözü olmayan ama toprağımıza göz koyanın da gözünü oyacak kadar kararlı olan bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk anlayışındayız. Misak-ı Milli sınırlarımız var bizim ve biz Rusya'yla Soğuk Savaş sırasında komşu olmuş, Batı ittifakının parçası olmuş ve doğru bir denge politikasıyla Türkiye'yi doğru yerde tutmuş, İkinci Dünya Savaşı'nın dışında tutmuş, Soğuk Savaş döneminde doğru pozisyonlanmayla sürdürebilmiş, NATO'nun en güçlü ikinci ülkesinin sahibi; Suriye'nin, Irak'ın, Ermenistan'ın aynı anda sınır komşusu olan bir ülkeyiz ve bu ülkenin dış politikasının maceracı olmaması gerektiği, barışçıl olması gerektiği, dünyadaki denklemleri doğru analiz etmesi ama başkasının planının parçası olmaması gerektiğini biliyoruz."

Trump ve Erdoğan arasındaki ilişki biçimlerine ve Kılıçdaroğlu'nun bu söylemlere yaklaşmasına değinen Özel, sert eleştiriler getirdi:

"Şimdi o Trump'ın düzdüğü methiyeler ya da Trump'a düzülen methiyeler... Barack'ın bize verdiği yani 'Erdoğan'ın da olmayanı biz ona vereceğiz, bizim Trump akıllı adam, meşruiyet verecek, Türkiye'de meşruiyeti yok, Amerika'dan meşruiyet vereceğiz ama her şeyi alacağız' yaklaşımı ve sonrasında da işte o Neo-Osmanlıcılık, onun dediği merhametli monarşi, burada demokrasi çok... Bu cümlelerle uyumlanmayı gerçekten çok üzülerek dinledim. Ama şöyle yorumlamak isterim yine de; şu anda bize karşı AK Parti yargı kollarının husumeti, saldırısı —ki onlar için de bir tehdit olduğumuzu bildikleri için de en acımasız, en haksız bir şekilde ve en hukuksuz bir şekilde üstümüze geliyorlar, saldırmaya devam edeceklerine bir şüphem yok ve onları hem cesaretimizle hem de böyle boyun eğmeyen tutumumuzla kahretmeye de devam edeceğiz— ama şu kadarını söyleyeyim: Oralardan medet uman ve o dile uyumlanan parti içindeki bu mücadeleyle ilgili iktidar desteğini sağlamaya çalışan bir teşebbüs olarak görmeyi, diğer tarif ettiğiniz gibi görmeye tercih ederim. Varsın olan yine bana olsun ama Cumhuriyet'in kurucu partisi için onu duymamış olalım yani. Daha ne diyeyim bunun üzerine, diyemeyeceğim."

"ERDOĞAN BU İŞİN TAM GÖBEĞİNDEDİR, AKIN GÜRLEK TALİMATLA HAREKET EDİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "CHP'nin iç işleriyle ilgimiz yok" açıklamalarının tamamen aldatmaca olduğunu iddia eden Özel, yargı ayağındaki isimleri açıkça hedef aldı:

"Tabii mesela çeşitli siyasi partilerde, mesela MHP'de paldur küldür il başkanlıkları, teşkilatlar kapatılıyor. 'Biz burada yokuz' diyor muyum? Veya bir başka partide bir kavga olduğunda herhangi bir parti 'biz varız yokuz'... Bu açıklama ihtiyacı nereden doğmuş? Bal gibi içindeler, göbeğindeler. 'Bütün AK Parti aynı düşünüyor' demiyorum. Ama tam ortasındalar. Akın Gürlek, Erdoğan'dan aldığı talimatla ya da yapacaklarına Erdoğan'a 'peki' dedirterek yaptıklarının bir sonucudur bu. CHP'de ne yaşanıyorsa AK Parti yargı kolları ve Erdoğan'ın rızası, talimatı ya da onayıyla yapılmaktadır. Tam göbeğindeler. Millet de bunu gördüğü için, bunun Cumhuriyet Halk Partisi'ne yapılan bir siyasi operasyon olduğunu gördüğü için dün grup toplantısında 23 dakika 'biz bu işin içinde yokuz' diye Ömer Çelik çıkıyor..."

Kararın hukuki olarak hiçbir geçerliliği olmadığını savunan seçilmiş Genel Başkan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

"Normal şartlarda 'siz bu işin içinde yoksunuz' da bütün Türkiye'deki kamu hukukçularının 'ya bu yırtık' diyor, 'bu yırtığı hızla dikmezsek kamu düzeni diye bir şey kalmayacak, böyle bir davada istinaf aşamasında tedbir mi olur, sonuç doğuran tedbir kararı mı olur arkadaşlar?' diyorlar. Bizimkiler de o kararın üstüne oturmuş burada işte parti yöneticiliği oynuyorlar. Delegenin vermediği yetkiyi, delegenin gidip de 'siz değil bunlar yönetecek' dediği, verdiği kararı hiçe sayıp Akın Gürlek'in verdirdiği kararla partide sözcü, genel başkan yardımcısı, hani imkan bulsalar grup başkanvekili bilmem ne falan olmaya kalkıp bunu içine sindirebilecek bir noktada duruyorlar. Tayyip Erdoğan bu işin tam göbeğindedir. Mesele Tayyip Erdoğan'la millet arasındadır. Partide bu AK Parti yargı kollarının açtığı imkanla şu anda pozisyon tutmuş arkadaşlar da bunların verdiği bu alandan yararlanarak acaba biz kalabilir miyiz, partide kalıcı olabilir miyiz'in hesabını yapmaktadırlar. Tenezzül meselesidir."

"BU PARTİ SİVAS KONGRESİ'NDE KURULDU, ATATÜRK'ÜN EMANETİNİ İFTİRACILARA BIRAKMAYACAĞIZ"

Son olarak partiden ayrılacağı ya da yeni bir oluşuma gideceği yönündeki iddialara son noktayı koyan Özgür Özel, CHP'yi sonuna kadar savunacaklarını belirterek meydan okudu:

"Bahsedilen Tayyip Bey'inki gibi bir apartmanın en üst katında kurduğu partiden söz etmiyoruz. Bahsettiğimiz partinin ilk kongresi Sivas Kongresi kabul edilen bir parti. Bu parti kolay kolay terk edilecek, bırakılacak bir parti değil. Bize karşı yapılanlar Türkiye'de bir seçim sistemi var, tüm dünyadaki gibi itiraz ve kesinleşme üzerine kurulu. 3 yıl önce yapılmış kurultayı yok sayıp 6 yıl öncesine ışınlayan ve geçen yıl zamanı geldiği için tekrar örgütlenip yapılan kurultayı da yok sayan bir istinaf kararı var. Bunun hiçbir meşruluğu yok. Kendisine verilen talimatla tedbir kararı alarak işi çözümsüz bir noktaya getiriyorlar. Buradakiler de bunlardan bulduğu yüzle 'kurultay yapmayacağız' diyerek, bizi partiyi bırakıp gitmeye zorluyorlar sözüm ona. Siz bu partide seçimde yenilmişsiniz, sonra dönüp hiçbir girişimde bulunmamışsınız, siz 1 Nisancı olarak anılıyorsunuz."

Parti içinde hayatını kaybeden kişilere iftira atıldığını ve buna göz yumulduğunu belirterek tepkisini dile getiren Özel, kararlılık mesajıyla konuşmasını tamamladı:

"Ferdi yoğun bakımdayken Ferdi hakkında karikatür çizenler çikolata dağıtıyorlar Genel Merkez'de. Bu partinin pırıl pırıl evlatlarına öldükten sonra iftira atılmasına, iftira atanlarla kol kola girilmesine üzülüyorum. Bu yüzden de biz Atatürk'ün emanetini TGRT'cilere bırakamayız, onların iftiralarını meşrulaştıranlara bırakamayız. Tarihin en büyük saldırısında partimi yüzde 36 oyla ayakta tutup bugüne getirmişiz. Partinin yönetimine AKP yargı kolları tarafından atananlar bu partiye pis diyorlar, arınacağız diyorlar, arkadaşlarımıza hırsız diyorlar. Bu yapılanlar ve söylenenler, bir siyasi partide ikbal için yapıyorsanız, parti CHP olmasa ve gençlerin umudu buna bağlı olmasa 'alın, lanet olsun, sizin olsun' diyesi geliyor insanın. Ama bırakamayız. TGRT'ye teslim olanlar mı AKP'yi yenecek? Biz bunu bıraktığımızda birisi bununla AKP'ye mücadele edecek olsa neyse. Bu oyunu bozmak durumundayız."



Bu haber 67 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI