Sınıfta bir gün küçük bir öğrencim elindeki çalışmaya uzun uzun baktı ve bana şu soruyu sordu:
“Öğretmenim, bu çiçek neden hep aynı tekrar ediyor?”
O an fark ettim ki bir çocuk aslında tezhibi anlamaya başlamıştı.
Biz yetişkinler için tezhip çoğu zaman “süsleme sanatı” olarak tanımlanır. Oysa benim için tezhip; sabrın, ritmin ve düzenin görünür hâlidir. Altınla işlenen bir motiften çok daha fazlasıdır. Bir bakıma insanın kendi iç dünyasını düzenleme biçimidir.
Ve en ilginç olan şu:
Çocuklar bu dili düşündüğümüzden çok daha erken kavrıyor.
Çünkü çocuk tekrar etmeyi sever.
Aynı çizgiyi defalarca çizer.
Aynı oyunu sıkılmadan oynar.
Aynı hikâyeyi tekrar tekrar dinlemek ister.
Tezhip de tam olarak bunu ister: tekrar, dikkat ve içsel bir ritim.
Bugün eğitimde en çok zorlandığımız alanlardan biri çocukların dikkat süresi. Sürekli değişen uyaranlar içinde büyüyen bir nesil var: hızlı, anlık ve geçici… Oysa tezhip yavaşlatır.
Durmayı öğretir.
Bakmayı öğretir.
Detayı fark etmeyi öğretir.
Bir çocuk bir motifi işlerken aslında sadece çizim yapmaz.
Sınırlarını öğrenir.
Sabretmeyi deneyimler.
Ve en önemlisi, başladığı bir işi tamamlamanın duygusunu yaşar.
Ama burada gözden kaçan çok önemli bir nokta daha var:
Tezhip aynı zamanda güçlü bir örüntü ve matematik çalışmasıdır.
Tekrar eden motifler, simetri, denge ve ritim…
Bunların her biri çocuğun erken matematik becerilerinin temelini oluşturur.
Bir motifin devamını getiren çocuk aslında farkında olmadan bir örüntüyü çözer, düzen kurar ve ilişkileri fark eder.
Ben sınıfımda tezhip çalışmalarına yer verdiğimde şunu çok net gözlemliyorum:
Çocuklar bir süre sonra sessizleşiyor. Ama bu sessizlik baskıdan değil, odaklanmadan geliyor.
Kendi içlerine dönüyorlar.
Yaptıkları işle bağ kuruyorlar.
Tam da bu noktada bana sıkça şu sorular geliyor:
“Mandala yaptırıyor musunuz?”
Mandala da tekrar ve örüntü temelli bir çalışmadır, evet…
Ama biz çocuklarla sadece bir desen doldurmuyoruz.
Biz kendi kültürümüzün motifleriyle çalışıyoruz.
Çünkü mesele sadece matematiksel bir düzen kurmak değil.
Mesele, o düzenin bir anlam taşıması.
Bir çocuk kendi kültürüne ait bir motifi işlerken;
Hem örüntü kurar hem matematiksel düşünür
Hem de ait olduğu kültürle bağ kurar.
İşte bu yüzden bizim için sanat sadece estetik değil;
Aynı zamanda bilişsel ve kültürel bir gelişim alanıdır.
Bugün çocuklara dikkat kazandırmak için farklı yöntemler arıyoruz.
Oysa yüzyıllardır bu topraklarda zaten var olan bir yolumuz var.
Tezhip, köklerimizden gelen bir sanat olabilir…
Ama aslında bugünün çocuklarına en çok ihtiyacı olan şeyi fısıldıyor:
“Yavaşla… dikkat et… ve tamamla.”
Belki de bu yüzden bir motifin tekrarında çocuklar kendilerini buluyor.
Ve belki de biz, eğitimi yeniden düşünürken…
Yönümüzü biraz daha kendi köklerimize çevirmeliyiz.