beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Başak Yılmaz

facebook-paylas
Çocuklarımıza Ne Bırakıyoruz?
Tarih: 22-07-2026 00:26:00 Güncelleme: 22-07-2026 00:26:00


Her nesil, kendinden sonrakine mutlaka bir miras bırakır.

Kimi zaman bir ev, kimi zaman bir fotoğraf albümü, kimi zaman da anlatılmadan unutulan bir hikâye…

Peki biz çocuklarımıza en çok ne bırakıyoruz?

Bu sorunun cevabını düşündüğümde aklıma ne teknoloji geliyor ne de hızla değişen dünya. Benim aklıma önce bir çini ustasının sabırla işlediği desen geliyor. Bir kilimin ilmekleri geliyor. Ebru teknesinde suya bırakılan renkler geliyor. Bir hattatın kaleminden dökülen zarafet geliyor.

Çünkü bir milleti geleceğe taşıyan şey yalnızca ekonomik gücü değildir. Onu ayakta tutan asıl güç; çocuklarının, nereden geldiklerini bilmeleridir.

Bugün çocuklarımız dünyanın pek çok ülkesini haritada gösterebiliyor. Yabancı çizgi film karakterlerini ezbere tanıyor. Farklı kültürlerin şarkılarını söyleyebiliyor.

Bu güzel.

Ama aynı çocuk, yaşadığı coğrafyanın desenini tanıyor mu?

Bir lalenin neden bu kadar önemli olduğunu biliyor mu?

Bir çini motifinin, bir kilim deseninin, bir ebru eserinin yüzyıllardır taşınan bir hafıza olduğunu hissedebiliyor mu?

İşte üzerinde durmamız gereken asıl mesele burada başlıyor.

Kültürel miras sadece geçmişe ait değildir. Geleceğin de en güçlü yapı taşlarından biridir.

Çocuk, kendi kültürünü tanıdığında sadece bilgi edinmez. Aidiyet geliştirir. Estetik bakış kazanır. Emek vermeyi öğrenir. Sabretmeyi öğrenir. Kendisinden önce yaşayan insanların dünyaya nasıl baktığını anlamaya başlar.

Belki de bu yüzden okul öncesi eğitim, yalnızca okula hazırlık dönemi değildir. Hayata, topluma ve kültüre hazırlık dönemidir.

Bugün birçok eğitim sistemi çocuklara küresel vatandaş olmayı öğretmeye çalışıyor. Elbette buna ihtiyaç var. Ancak küresel düşünebilmenin ilk şartı, kendi kimliğini sağlam temeller üzerine kurabilmektir.

Kökleri olmayan bir ağacın dalları ne kadar büyürse büyüsün, ilk fırtınada savrulur.

Çocuklarımızın da köklerini tanımaya ihtiyacı var.

Belki bunu büyük cümlelerle değil; bir hikâyeyle, bir sanat etkinliğiyle, bir motifin anlamını konuşarak başaracağız.

Çünkü bazen bir çocuğun geleceğini değiştiren şey, uzun dersler değil; doğru zamanda anlatılmış küçük bir hikâyedir.

Biz eğitimciler, yalnızca bilgi aktarmıyoruz.

Bir medeniyetin hafızasını da geleceğe taşıyoruz.

Ve belki de sorulması gereken en önemli soru şu:

Yıllar sonra çocuklarımız bizi hangi mirasla hatırlayacak?



Bu yazı 46 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI